Ayşegül Acar


   Biliyorum. Ayşegül Acar ismi hiçbirinize yabancı gelmiyor. Yazılarımda sıkça bahsettiğim isim Ayşegül Acar. Kuyumculuk sektörünün 20 yıllık çınarı  bir yıldız gibi  parlayan, üretim adına daima iyi işler çıkaran, belki çok üstlerde değil ama asla saygın duruşundan taviz vermeyen Ayşegül Acar ; Buraya kadar bahsettiğim firmamız Ayşegül Acar, ne diyor bu adam dediğinizi duyar gibiyim.

Ayşe hanım ve takı tercihi

  Şimdi başlıktaki Ayşegül Acar'dan bahsedelim. Firma ortaklarımızdan Ayhan Acar beyin Sevgili eşi Ayşe hanım, aslına bakılırsa her kadın gibi takıp takıştırmayı seven fakat kendi takı modasını kendi yaratabilen biri. Bazen pırlantalarla bezeli bilekliğini, bazende umursamaz bir şekilde inci, boncuk kolyeler takabiliyor.
 Geçtiğimiz hafta eski sıkke ve paralardan oluşan bir kaç parçayı Ayhan bey vasıtası ile göndermiş. Daha sonra telefonda görüştüğümüzde ise ne yapabileceğimizi görüştük.



Romalılar 

   Gelen parçalardan takı yapımına en uygun parça olarak, Romalılardan kalma bir sıkke de karar kıldım. Para oldukça orijinal görünümlüydü ve fazla müdahale etmeden takı haline getirmeliydim. Çift olsaydı fevkalade küpe olabilirdi fakat tek olduğu için kolye yapmayı tercih ettim.






Sevgi Güzelleştirir

 Her zaman söylüyor ve ekip arkadaşımla paylaşıyorum. Her ne yaparsanız yapın içinde sevgi varsa güzelleşir. Çok basit bir işede aynı ilgi ve alakayı göstermeliyiz. Bu sizin işinize ve çevrenize olan saygınızın bir göstergesidir. Konuyu Daha fazla dağıtmadan devam edelim.

  Zor beğenir

Kolye yapılacak gümüş sıkke de yılların verdiği bir eskime vardı. Orijinal olup olmadığını bu konuda exper olmadığım için bilemem, fakat küçük araştırmalar sonunda 600$ ile 6000$ fiyat aralığında değere sahip olduklarını öğrendim. 
  Romalı paranın bundan sonraki yeri Ayşe hanımın takı koleksiyonu olacağı için o tarihi yaşatmalıydı. Ayşe hanım Severek taşımalıydı. Zor beğenen ve beğenmediğini rahatlıkla söyleyebilecek birisidir kendileri..... 



Yakut ( ruby )

İlk başta sade olarak bir zincir geçirmeyi düşündüm. Daha sonra eski dönemlerde tabii  ki sıkke kadar eski değil fakat victoria döneminde takılara garnet ve yakut taşı kullanıldığını biliyorum. Biraz hava verir düşüncesi ile halkanın zincirle buluşacağı yere bir adet ruby ( yakut ) taş mıhladık.




Karartma

  Kaynak işlemleri sırasında ısıdan etkilenip ağaran parayı ve uyum sağlaması açısında kullandığım doç zinciri
oksitleme işlemi yaparak karartım. Komple siyah olan ürünü hafif cila yaparak, para yüzeyinin kabartma yerlerini cilalı bezle silerek açığa çıkarttım. Takılabilir ölçülerde otantik şık bir kolye elde ettim.

  Sevgilerimle

    Ayşe hanımın roma parasından kolyeye dönüşen takısını yapım aşamalarını ve hikayesini paylaştım. Severek okuduğunuzu umuyorum.

 Efendim bugünlük bu kadar. Diğer yazılarımı okumak kuyumculuk, takı sanatı, değerli taşlar hakkında bilgi edinmek isterseniz,  blog arşiv bolümünden ulaşabilirsiniz. Sevgilerimle


Labradorit ve gizemli ışıkları


 Merhaba, blog yazılarımı okuyanlar ve benimle hayatı paylaşanlar Doğal taşlara ve mücevher taşlarına olan ilgimi bilirler. Bir kaç senedir yakından araştırmak istediğim taşlardan biriydi Labrodirit. İlgimi çeken bir durum vardı bu taşta. Labradorit dıştan bakıldığında metalik bir görüntüde fakat ışık altında adeta kendini kaybeden bir yapısı var renkten renge bürünebiliyor. Hele güneş ışığı altında yansıtıcı etkisiyle şaşırtıcı güzellikte mavi ve yeşil tonlar ortaya çıkarıyor. Şimdi hep birlikte bu taşı tanıyalım.


Labrador Yarımadasından

   Labradorit, Pater Adolf tarafından 1770 yılında Kanada'nın Labrador Yarımadasında bulunan bir taştır. Magnatik kayaçlarda oluşan, ışığı yansıtıcı etkileri olan, eşsiz güzellikte bir taştır. Rengi metalik mavi tonlarda ve yeşilimsi renk tonlarında doğada bulunan bir taştır. Labradorit taşı güneş ışığına tutulduğunda ise eşsiz çeşitlilikte renkler sergiler.

 


Finlandiyada Spektrolit

  Dünyada Hindistan, Finlandiya, Meksika, Madagaskar Rusya, ABD ve Kanada gibi ülkelerde çıkarılmaktadır. 1970 yılında Ülkemizde Trakya bölgesinde rastlanmıştır.
 Günümüzde labradorit taşı Finlandiya ve Madagaskar da bulunur ve taşın adını veren Labrador bölgesi artık aktif değildir.
 Finlandiya'da 1963 yılında farklı bir Labradorit çeşidi  bulunmuş. Spektrolit adını alan bu taş, Finlandiya'nın ulusal taşı olarak kabul edilmektedir. Eski dönemlerde yapılan inşaatların temelinede labradorit taşı koyulur ve taşın yapılan inşaata şans getireceğine inanılırdı.  Parlaklık ve renk yelpazesi nedeniyle spektrolit taşı labradorit feldispat ın en çok tercih edilen tür olarak kabul edilir.
 Labradorit Tek yönlü kristal yapısı nedeniyle kırılabilir ve bu yüzden onu kolye ve küpelerde kullanmak daha uygun olabilir. Yüzük olarak kullanmak Sadece özel günler için Tavsiye edebilirim.




Uygun fiyatlarda

 Labradorit çok yaygın bulunan ama pek bilinmeyen makul fiyatlı bir taştır. Farklı bir kolye veya bir küpeyi uygun  fiyatlara bulabilirsiniz.   Taşın parlaklığı ve belirgin Labradorit ışık saçma özelliği en önemli seçim kriterleri olmalıdır.

  Kalsiyum, Sodyum, Alüminyum silikat Bileşimi olan Labradorit feldspat grubu mineralleri içinde değerlendirilmektedir. Çoğunlukla yeşil ve mavi arası geçişleri olmaktadır. Bazen de mor altın sarısı ya da kırmızı renk geçişleri olan taşlara rastlanmaktadır. Kendine has bir parlaklığı vardır sertlik derecesi 6 ile 6 buçuk arasında değişmektedir saydam yada yarısaydam olabilen  Labradorit, özelliği hareket ettirildiğinde veya yeri değiştirildiğinde renginin değişmesidir renk değişmeleri taşın yapısında bulunan manyetik parçaların ışığı yansıtması sonucu gerçekleşmektedir.  Beyaz olanı aynı aileden Aytaşı , Moon Stone ile karıştırılmaktadır.
Labradorite


Bilinen faydaları


  • Gözler için faydalıdır
  • Gece görüşünü güçlendirir
  • Yüksek kan basıncının dengelenmesinde faydalıdır.
  • Omurga hastalıkları, kalsiyum eksikliği, aşırı üşüme şikayetlerinde faydalı olur.
  • Daha iyi odaklanmayı ve konsantre olmayı sağlar.
  • Ruhsal anlamda iyileştirmede kullanılabilmektedir.

Benim taşlarımdan biri

Üç tane aldım.
   Geçtiğimiz ay yabancı menşeli bir siteden 3 adet labradorit siparişi, verdim. Fakat boyutlarına dikkat etmeden sipariş ettiğim taşlar oldukça büyüktü. Benim takı yapma hayalimde geçici olarak suya düştü kargo geldiğinde, avuç içini dolduracak büyüklükte taşı görünce sükutu hayale uğradım. Daha sonra taşları incelemeye alığımda ise gerçekten de taşın içinden yansıyan gizemli bir parıldama taşı oldukça değişik kılıyordu. İri boylara sahip olan taşları eve götürüp televizyon ünitesinin üzerine koydum. Arada bir alıp, elimde tutuyorum ve yansıma oyunlarını seyrediyorum. Stres için oldukça iyi bunu söyleyebilirim. En kısa zamanda takı yapabilecek boyutta sahip olup, bir adet kolye veya yüzük yapmak istiyorum. Tabiiki nasip olursa onuda buradan paylaşacağım.

  Labradorit derinden yansıyan  mavisi, parıldayan yeşiliyle huzur veren bir taş olarak kolayca sahip olup takabileceğiniz türden doğal bir taştır. Şimdilik bukadar. Severek okuduğunuzu umuyorum .
 
     Bir daha ki yazımda buluşmak üzre hoşçakalın.


  

Yeşil Yol - Green Way


    Bir kaç haftadır özgün çalışmalar yapıyorum. Biraz doğaçlama oluyor. Nasıl doğaçlama derseniz ? Geçen hafta bir arkadaşımın kızına denizden topladığı taşa yüzük yaptım. Çok doğal, antik görünümlü, güzel bir yüzük oldu. Oldukça beğenildi dersem, Umarım ukalalık etmemiş olurum.












 Dolaptan Çıktı

     Geçen haftaydı, yukarıda bahsi geçen yüzüğü yapıyordum. Sinan arkasında kalan dolabını açıp Annesinin çarşıdan aldığı taşı bana doğru uzattı ve konuştu: Serdar ağabey Annem çarşıdan almış ama nasıl bir taştır ? İyimidir  nedir? bilemiyorum. Elinde parlayan, geçiş şeklinde yeşil, yeşilin tonları kahverengi ve beyaz şeritler halinde duran Agat (Akik ) taşı idi. Hastalık bu ya doğal taşları görünce, pozitif bir enerji kaplar beni. Elime alıp inceledim. Gayet güzel etkileyici tonlara sahipti ve bu taştan yüzük yapacağımı biliyordum. Sinana da söyledim. Bu arada Sinanı Merak edenler için benim elimde büyüyen çırağım, Şimdi ise iyi bir usta ve mesai arkadaşım.


























  Şeker gibiydi

 Bu hafta ilk fırsat bulduğumda yüzüğü yapmak istedim. Zaten sağolsun Sinan beni her gördüğünde taşı vereyim mi diye hatırlatmada bulunuyordu. 
  Perşembe sabahı erkenden oturdum tezgaha taşı önüme koydum. O anda Kahvem önüme geldi. Şeker gibi bir taştı. Kahvenin yanına iliştirdim ve ne yapacağımı düşündüm. Taş iri ve kapişon kesim olduğundan fazla örtmek, güzelliğini saklamak olmazdı. Bunu biliyorum ama önce teşhis, sonra tedavi, misali yüzüğü kafamda tasarlamalıydım. Sinan ın annesi takacak tı yüzüğü, zevkine hitap etmelimiydi ? Yoksa benim yaptığım herşey Güzel olur misali megaloman bir hareketle bir çırpıda bitirmelimiydim ?

Agate (Akik )






Semra hanımın purosu yok !

  Yüzük sahibesi Semra Hanım çarşıdan aldığı yüzüğün geleceğini bilmiyordu. Fakat bizim bildiğimiz birşey vardı. Üretimin gücünü, sanatın güzelliği ni bir arada kullanıp insanları mutlu etmek. Semra hanım da bu kişilerden biriydi. Anneydi herşeyin başında, yıllarını evlatlarına, eşine ve büyüyerek çoğalan Ailesine adayan bir kadındı. Ağzında, rahmetli  eski Cumhurbaşkanı miz Turgut Özalın eşi  Semra Hanım gibi purosu yoktu ama her Anne gibi herşeyin en iyisini hakediyordu.














Peygamber taşı

   Hemen, hemen bir çoğumuz doğal taş der geceriz. Derinlemesine düşündüğümüzde ise bukadar yüzeysel olmadığını görüyoruz. Düşünün bikere yer kabuğu oluşurken oluşuyor lar. Şimdi ise yüzük oluyor.


 Semra hanımın yüzüğünü yapacağım, Akik taşıyla ilgili kısa bilgi paylaşımı yapalım. Daha fazla bilgi edinmek isteyenler yazının sonundaki linke tıklayıp, bilgi edinebilirler.
  Akik taşı Turkvuaz ve firuze taşı ile birlikte hadislerde övülen nadir taşlardandır. Akik taşını Peygamber efendimiz  yüzük olarak kullanmış ve hadislerde ümmetine tavsiye etmiştir. TIK








 Lale ve Ay

 Tasarım aşaması üretimin en sancılı yanıdır. Nasıl olacak yada nasıl olmalı söylemleri sürekli gezer kafanızda. Ama ben doğaçlama işleri çok seviyorum. Her zaman daha başıma buyruk yaptığımda güzel sonuçlar alıyorum.
  Bu yüzüğe Yeşil yol adını verdim. Bu satırları yazarken verdim kararını Saat 07:10 cumartesi . İstemeden de olsa söz uzuyor, elimde olmuyor bazen anlatmak istiyorum. Paylaşmak O anı, Örneğin bu yüzük, Taşı peygamber taşı, biraz yüksekte durmalıydı ve eskiyi yansıtmalıydı. Bir büstün üstüne oturttum taşı ağaç kabuğu desenleri olan. Şöyle çok kapatmadan etrafını sıcak birşeyler kondurmalıydım etrafına, Lale sarmalıydı. Çok uygundu mesela Tasavvuf ta Allah ı ifade eden. Bir ay konmalıydı diğer  tarafına, bizi anlatan, kısaca bir hikayesi olmalıydı yüzüğe bakıldığında.....




Sinandan Annesine

  Yüzük gerçekten çok güzel bir tasarım oldu. Alt başlıkta yazdığım gibi, Yapım aşamasında sürekli dirsek temasında olduğum Sinan sıkça fikirlerine danıştığım, bitirme konusunda yardım aldığım, ekip arkadaşım oldu. Annesine vereceği hediye için gün boyu ince eleyip sıkı dokuma misali her dakika ilgilendi.


Yeşil Çay 

  Yüzüğün yapım aşamalarını dakika, dakika fotoğraf layıp ölümsüzleştirdik. En son aşamadaysa, kendi yeşil çayımdan  feragat edip fon olarak yeşil  çay kullandım. Yapım aşamasında bana yardım eden ekip arkadaşlarım Sinan, Davut, Yunus ve stajyer asistanlarım Semanur ve İlayda ya, çekim aşamalarında fotoğraf çekerek yardımda bulunan herkese ayrıca Teşekkür ederim.




 İYİ GELİR

 Efendim, dönem, dönem bazen sıkça yazmaya çalışışıyorum. Yazmak, yaptıklarını paylaşmak insanı motive ediyor. İyi geliyor. Üretmek dünyanın en zevkli işi, yazarak bu zevke daha fazla kişiyi ortak etmek ayrı bir güzellik. Yeşil yoldaki gibi; daha fazla uzatmadan veda etmek istiyorum. Bol görselli güzel bir hikayesi  oldu. Sabır gösterip okuduğunuz için çok teşekkür ederim. Umarım beğendiğiniz bir post omuştur. Sizi seviyorum. Birdahaki yazımı takip edip burada olursanız cok mutlu olacağım. Sevgilerimle.......

 Thank you for your kind comments................

    

Nov 17, 2016

Ayşegül Acar


   Biliyorum. Ayşegül Acar ismi hiçbirinize yabancı gelmiyor. Yazılarımda sıkça bahsettiğim isim Ayşegül Acar. Kuyumculuk sektörünün 20 yıllık çınarı  bir yıldız gibi  parlayan, üretim adına daima iyi işler çıkaran, belki çok üstlerde değil ama asla saygın duruşundan taviz vermeyen Ayşegül Acar ; Buraya kadar bahsettiğim firmamız Ayşegül Acar, ne diyor bu adam dediğinizi duyar gibiyim.

Ayşe hanım ve takı tercihi

  Şimdi başlıktaki Ayşegül Acar'dan bahsedelim. Firma ortaklarımızdan Ayhan Acar beyin Sevgili eşi Ayşe hanım, aslına bakılırsa her kadın gibi takıp takıştırmayı seven fakat kendi takı modasını kendi yaratabilen biri. Bazen pırlantalarla bezeli bilekliğini, bazende umursamaz bir şekilde inci, boncuk kolyeler takabiliyor.
 Geçtiğimiz hafta eski sıkke ve paralardan oluşan bir kaç parçayı Ayhan bey vasıtası ile göndermiş. Daha sonra telefonda görüştüğümüzde ise ne yapabileceğimizi görüştük.



Romalılar 

   Gelen parçalardan takı yapımına en uygun parça olarak, Romalılardan kalma bir sıkke de karar kıldım. Para oldukça orijinal görünümlüydü ve fazla müdahale etmeden takı haline getirmeliydim. Çift olsaydı fevkalade küpe olabilirdi fakat tek olduğu için kolye yapmayı tercih ettim.






Sevgi Güzelleştirir

 Her zaman söylüyor ve ekip arkadaşımla paylaşıyorum. Her ne yaparsanız yapın içinde sevgi varsa güzelleşir. Çok basit bir işede aynı ilgi ve alakayı göstermeliyiz. Bu sizin işinize ve çevrenize olan saygınızın bir göstergesidir. Konuyu Daha fazla dağıtmadan devam edelim.

  Zor beğenir

Kolye yapılacak gümüş sıkke de yılların verdiği bir eskime vardı. Orijinal olup olmadığını bu konuda exper olmadığım için bilemem, fakat küçük araştırmalar sonunda 600$ ile 6000$ fiyat aralığında değere sahip olduklarını öğrendim. 
  Romalı paranın bundan sonraki yeri Ayşe hanımın takı koleksiyonu olacağı için o tarihi yaşatmalıydı. Ayşe hanım Severek taşımalıydı. Zor beğenen ve beğenmediğini rahatlıkla söyleyebilecek birisidir kendileri..... 



Yakut ( ruby )

İlk başta sade olarak bir zincir geçirmeyi düşündüm. Daha sonra eski dönemlerde tabii  ki sıkke kadar eski değil fakat victoria döneminde takılara garnet ve yakut taşı kullanıldığını biliyorum. Biraz hava verir düşüncesi ile halkanın zincirle buluşacağı yere bir adet ruby ( yakut ) taş mıhladık.




Karartma

  Kaynak işlemleri sırasında ısıdan etkilenip ağaran parayı ve uyum sağlaması açısında kullandığım doç zinciri
oksitleme işlemi yaparak karartım. Komple siyah olan ürünü hafif cila yaparak, para yüzeyinin kabartma yerlerini cilalı bezle silerek açığa çıkarttım. Takılabilir ölçülerde otantik şık bir kolye elde ettim.

  Sevgilerimle

    Ayşe hanımın roma parasından kolyeye dönüşen takısını yapım aşamalarını ve hikayesini paylaştım. Severek okuduğunuzu umuyorum.

 Efendim bugünlük bu kadar. Diğer yazılarımı okumak kuyumculuk, takı sanatı, değerli taşlar hakkında bilgi edinmek isterseniz,  blog arşiv bolümünden ulaşabilirsiniz. Sevgilerimle


Nov 1, 2016

Labradorit ve gizemli ışıkları


 Merhaba, blog yazılarımı okuyanlar ve benimle hayatı paylaşanlar Doğal taşlara ve mücevher taşlarına olan ilgimi bilirler. Bir kaç senedir yakından araştırmak istediğim taşlardan biriydi Labrodirit. İlgimi çeken bir durum vardı bu taşta. Labradorit dıştan bakıldığında metalik bir görüntüde fakat ışık altında adeta kendini kaybeden bir yapısı var renkten renge bürünebiliyor. Hele güneş ışığı altında yansıtıcı etkisiyle şaşırtıcı güzellikte mavi ve yeşil tonlar ortaya çıkarıyor. Şimdi hep birlikte bu taşı tanıyalım.


Labrador Yarımadasından

   Labradorit, Pater Adolf tarafından 1770 yılında Kanada'nın Labrador Yarımadasında bulunan bir taştır. Magnatik kayaçlarda oluşan, ışığı yansıtıcı etkileri olan, eşsiz güzellikte bir taştır. Rengi metalik mavi tonlarda ve yeşilimsi renk tonlarında doğada bulunan bir taştır. Labradorit taşı güneş ışığına tutulduğunda ise eşsiz çeşitlilikte renkler sergiler.

 


Finlandiyada Spektrolit

  Dünyada Hindistan, Finlandiya, Meksika, Madagaskar Rusya, ABD ve Kanada gibi ülkelerde çıkarılmaktadır. 1970 yılında Ülkemizde Trakya bölgesinde rastlanmıştır.
 Günümüzde labradorit taşı Finlandiya ve Madagaskar da bulunur ve taşın adını veren Labrador bölgesi artık aktif değildir.
 Finlandiya'da 1963 yılında farklı bir Labradorit çeşidi  bulunmuş. Spektrolit adını alan bu taş, Finlandiya'nın ulusal taşı olarak kabul edilmektedir. Eski dönemlerde yapılan inşaatların temelinede labradorit taşı koyulur ve taşın yapılan inşaata şans getireceğine inanılırdı.  Parlaklık ve renk yelpazesi nedeniyle spektrolit taşı labradorit feldispat ın en çok tercih edilen tür olarak kabul edilir.
 Labradorit Tek yönlü kristal yapısı nedeniyle kırılabilir ve bu yüzden onu kolye ve küpelerde kullanmak daha uygun olabilir. Yüzük olarak kullanmak Sadece özel günler için Tavsiye edebilirim.




Uygun fiyatlarda

 Labradorit çok yaygın bulunan ama pek bilinmeyen makul fiyatlı bir taştır. Farklı bir kolye veya bir küpeyi uygun  fiyatlara bulabilirsiniz.   Taşın parlaklığı ve belirgin Labradorit ışık saçma özelliği en önemli seçim kriterleri olmalıdır.

  Kalsiyum, Sodyum, Alüminyum silikat Bileşimi olan Labradorit feldspat grubu mineralleri içinde değerlendirilmektedir. Çoğunlukla yeşil ve mavi arası geçişleri olmaktadır. Bazen de mor altın sarısı ya da kırmızı renk geçişleri olan taşlara rastlanmaktadır. Kendine has bir parlaklığı vardır sertlik derecesi 6 ile 6 buçuk arasında değişmektedir saydam yada yarısaydam olabilen  Labradorit, özelliği hareket ettirildiğinde veya yeri değiştirildiğinde renginin değişmesidir renk değişmeleri taşın yapısında bulunan manyetik parçaların ışığı yansıtması sonucu gerçekleşmektedir.  Beyaz olanı aynı aileden Aytaşı , Moon Stone ile karıştırılmaktadır.
Labradorite


Bilinen faydaları


  • Gözler için faydalıdır
  • Gece görüşünü güçlendirir
  • Yüksek kan basıncının dengelenmesinde faydalıdır.
  • Omurga hastalıkları, kalsiyum eksikliği, aşırı üşüme şikayetlerinde faydalı olur.
  • Daha iyi odaklanmayı ve konsantre olmayı sağlar.
  • Ruhsal anlamda iyileştirmede kullanılabilmektedir.

Benim taşlarımdan biri

Üç tane aldım.
   Geçtiğimiz ay yabancı menşeli bir siteden 3 adet labradorit siparişi, verdim. Fakat boyutlarına dikkat etmeden sipariş ettiğim taşlar oldukça büyüktü. Benim takı yapma hayalimde geçici olarak suya düştü kargo geldiğinde, avuç içini dolduracak büyüklükte taşı görünce sükutu hayale uğradım. Daha sonra taşları incelemeye alığımda ise gerçekten de taşın içinden yansıyan gizemli bir parıldama taşı oldukça değişik kılıyordu. İri boylara sahip olan taşları eve götürüp televizyon ünitesinin üzerine koydum. Arada bir alıp, elimde tutuyorum ve yansıma oyunlarını seyrediyorum. Stres için oldukça iyi bunu söyleyebilirim. En kısa zamanda takı yapabilecek boyutta sahip olup, bir adet kolye veya yüzük yapmak istiyorum. Tabiiki nasip olursa onuda buradan paylaşacağım.

  Labradorit derinden yansıyan  mavisi, parıldayan yeşiliyle huzur veren bir taş olarak kolayca sahip olup takabileceğiniz türden doğal bir taştır. Şimdilik bukadar. Severek okuduğunuzu umuyorum .
 
     Bir daha ki yazımda buluşmak üzre hoşçakalın.


  

Oct 1, 2016

Yeşil Yol - Green Way


    Bir kaç haftadır özgün çalışmalar yapıyorum. Biraz doğaçlama oluyor. Nasıl doğaçlama derseniz ? Geçen hafta bir arkadaşımın kızına denizden topladığı taşa yüzük yaptım. Çok doğal, antik görünümlü, güzel bir yüzük oldu. Oldukça beğenildi dersem, Umarım ukalalık etmemiş olurum.












 Dolaptan Çıktı

     Geçen haftaydı, yukarıda bahsi geçen yüzüğü yapıyordum. Sinan arkasında kalan dolabını açıp Annesinin çarşıdan aldığı taşı bana doğru uzattı ve konuştu: Serdar ağabey Annem çarşıdan almış ama nasıl bir taştır ? İyimidir  nedir? bilemiyorum. Elinde parlayan, geçiş şeklinde yeşil, yeşilin tonları kahverengi ve beyaz şeritler halinde duran Agat (Akik ) taşı idi. Hastalık bu ya doğal taşları görünce, pozitif bir enerji kaplar beni. Elime alıp inceledim. Gayet güzel etkileyici tonlara sahipti ve bu taştan yüzük yapacağımı biliyordum. Sinana da söyledim. Bu arada Sinanı Merak edenler için benim elimde büyüyen çırağım, Şimdi ise iyi bir usta ve mesai arkadaşım.


























  Şeker gibiydi

 Bu hafta ilk fırsat bulduğumda yüzüğü yapmak istedim. Zaten sağolsun Sinan beni her gördüğünde taşı vereyim mi diye hatırlatmada bulunuyordu. 
  Perşembe sabahı erkenden oturdum tezgaha taşı önüme koydum. O anda Kahvem önüme geldi. Şeker gibi bir taştı. Kahvenin yanına iliştirdim ve ne yapacağımı düşündüm. Taş iri ve kapişon kesim olduğundan fazla örtmek, güzelliğini saklamak olmazdı. Bunu biliyorum ama önce teşhis, sonra tedavi, misali yüzüğü kafamda tasarlamalıydım. Sinan ın annesi takacak tı yüzüğü, zevkine hitap etmelimiydi ? Yoksa benim yaptığım herşey Güzel olur misali megaloman bir hareketle bir çırpıda bitirmelimiydim ?

Agate (Akik )






Semra hanımın purosu yok !

  Yüzük sahibesi Semra Hanım çarşıdan aldığı yüzüğün geleceğini bilmiyordu. Fakat bizim bildiğimiz birşey vardı. Üretimin gücünü, sanatın güzelliği ni bir arada kullanıp insanları mutlu etmek. Semra hanım da bu kişilerden biriydi. Anneydi herşeyin başında, yıllarını evlatlarına, eşine ve büyüyerek çoğalan Ailesine adayan bir kadındı. Ağzında, rahmetli  eski Cumhurbaşkanı miz Turgut Özalın eşi  Semra Hanım gibi purosu yoktu ama her Anne gibi herşeyin en iyisini hakediyordu.














Peygamber taşı

   Hemen, hemen bir çoğumuz doğal taş der geceriz. Derinlemesine düşündüğümüzde ise bukadar yüzeysel olmadığını görüyoruz. Düşünün bikere yer kabuğu oluşurken oluşuyor lar. Şimdi ise yüzük oluyor.


 Semra hanımın yüzüğünü yapacağım, Akik taşıyla ilgili kısa bilgi paylaşımı yapalım. Daha fazla bilgi edinmek isteyenler yazının sonundaki linke tıklayıp, bilgi edinebilirler.
  Akik taşı Turkvuaz ve firuze taşı ile birlikte hadislerde övülen nadir taşlardandır. Akik taşını Peygamber efendimiz  yüzük olarak kullanmış ve hadislerde ümmetine tavsiye etmiştir. TIK








 Lale ve Ay

 Tasarım aşaması üretimin en sancılı yanıdır. Nasıl olacak yada nasıl olmalı söylemleri sürekli gezer kafanızda. Ama ben doğaçlama işleri çok seviyorum. Her zaman daha başıma buyruk yaptığımda güzel sonuçlar alıyorum.
  Bu yüzüğe Yeşil yol adını verdim. Bu satırları yazarken verdim kararını Saat 07:10 cumartesi . İstemeden de olsa söz uzuyor, elimde olmuyor bazen anlatmak istiyorum. Paylaşmak O anı, Örneğin bu yüzük, Taşı peygamber taşı, biraz yüksekte durmalıydı ve eskiyi yansıtmalıydı. Bir büstün üstüne oturttum taşı ağaç kabuğu desenleri olan. Şöyle çok kapatmadan etrafını sıcak birşeyler kondurmalıydım etrafına, Lale sarmalıydı. Çok uygundu mesela Tasavvuf ta Allah ı ifade eden. Bir ay konmalıydı diğer  tarafına, bizi anlatan, kısaca bir hikayesi olmalıydı yüzüğe bakıldığında.....




Sinandan Annesine

  Yüzük gerçekten çok güzel bir tasarım oldu. Alt başlıkta yazdığım gibi, Yapım aşamasında sürekli dirsek temasında olduğum Sinan sıkça fikirlerine danıştığım, bitirme konusunda yardım aldığım, ekip arkadaşım oldu. Annesine vereceği hediye için gün boyu ince eleyip sıkı dokuma misali her dakika ilgilendi.


Yeşil Çay 

  Yüzüğün yapım aşamalarını dakika, dakika fotoğraf layıp ölümsüzleştirdik. En son aşamadaysa, kendi yeşil çayımdan  feragat edip fon olarak yeşil  çay kullandım. Yapım aşamasında bana yardım eden ekip arkadaşlarım Sinan, Davut, Yunus ve stajyer asistanlarım Semanur ve İlayda ya, çekim aşamalarında fotoğraf çekerek yardımda bulunan herkese ayrıca Teşekkür ederim.




 İYİ GELİR

 Efendim, dönem, dönem bazen sıkça yazmaya çalışışıyorum. Yazmak, yaptıklarını paylaşmak insanı motive ediyor. İyi geliyor. Üretmek dünyanın en zevkli işi, yazarak bu zevke daha fazla kişiyi ortak etmek ayrı bir güzellik. Yeşil yoldaki gibi; daha fazla uzatmadan veda etmek istiyorum. Bol görselli güzel bir hikayesi  oldu. Sabır gösterip okuduğunuz için çok teşekkür ederim. Umarım beğendiğiniz bir post omuştur. Sizi seviyorum. Birdahaki yazımı takip edip burada olursanız cok mutlu olacağım. Sevgilerimle.......

 Thank you for your kind comments................